Tarih Öncesine Ait 25 İnanılmaz Avcı

Tarih öncesi çağlardan bugüne kadar yeryüzünde yürüyen en büyük ve en korkunç yırtıcıları sizler için araştırdık. Bazıları kuvvet ve hız üzerine kurulmuşken bazıları da açlıklarını tatmin etmek için sürpriz av yeteneklerini konuşturuyorlar.

Avlanmanın bu iki birbirine benzemeyen tarzına rağmen, bu avcıların her biri ortak bir özellik paylaştı o da; zamanlarının en iyi avcıları olarak bilinmek idi. Bu 25 şaşırtıcı tarih öncesi yırtıcı hayvanlar avı için kendi özel yollarını besin zincirinin en üstünde tuttu.

25. Megalania

Megalania şu anda var olan en bilinen ve en büyük karasal kertenkeledir. Ağzında bulunan
toksin salgılayan bezler olduğuna inanılıyordu ve bu yüzden zehirli olmasının sebebinin bu
olduğu düşünülüyordu.

24. Titanoboa

“Titanik Boa” anlamına gelen Titanoboa, şimdiye kadar yaşadığı düşünülen en büyük yılan
tacını elinde bulunduruyor. 50 metre uzunluğuna kadar ulaştığı düşünülen Titanoboa, avının
etrafını sararak ve sağlam bir şekilde sıkarak öldürür.

23. Sarcosuchus

Neredeyse tamamen suyun altında pusuya yatmış zamanının büyük kısmını bu şekilde geçiren Sarcosuchus, bir timsaha benzer. Ezici olma ihtimali olmadan ve şüphe çekmeden avını pusuya çekerek, avında seçici olmadan karnını doyurur.

22. Smilodon

Yaygın olarak dişi kaplan olarak anılan Smilodon, iki aşırı uzun dişleri ile bilinir. Vahşi
otoriterleri vurmak için büyük otoburları yağmalamak için ve köpek dişlerini batırmak için
pusu tekniklerine dayandığına inanılan büyük bir yırtıcıdır.

21 Pterygotus

Birçok tarih öncesi avcıya göre küçük olmasına rağmen Pterygotus, sığ deniz suları için en
iyi avcıydı. Avını yakalamak için sürpriz saldırılara dayanmıştı. Kumun içine gömülen ve
masum balıkları pençeleri ile ele geçirdiği düşünülüyordu.

20. Cameroceras

Cameroceras, okyanusun karanlık derinliklerinde avlanmak için koku alma duyusuna güveniyordu. Bir ahtapot gibi önce kolları ile ezip sıkıca sarardı ve keskin gagası ile ayırıp keyfine bakardı.

19. Plesiosaurus

Plesiosaurus küçük başı, uzun boynu ve tıknaz vücudu ile tanınır. Bir üst avcının ideal
fiziğine sahip olmasına rağmen, çeşitli balıklardan ve özellikle mürekkep balıklarından beslendi.

18. Thylacoleo

Adı “Kese Aslanı” anlamına gelmesine rağmen, Thylacoleo aslında etçil keseli köpek idi.
Avını öldürmeye ve kuvvetini güçlü çenelerini ve keskin pençelerini kullanarak karkas
ağaçlarına sürüklediği düşünülüyor.

17. Giganotosaurus

Giganotosaurus büyük ve hızlıydı ancak benzer tarih öncesi yırtıcılar ile karşılaştırıldığında
ısırma gücünde önemli ölçüde yetersizdi. Bu eksiği onun zamanının en iyi yırtıcıları arasına girmesini engellemedi.

16. Basilosaurus

Basilosaurus vücudunun geri kalanına kıyasla son derece küçük yüzgeçlere sahipti. Su da bir yılan balığı benzeri kendisini tahrik ettiği inanılıyordu. Onun bu eksiklerine rağmen
köpek balıkları ve yırtıcı balıkların arasında yemek yemeği başarıyordu.

15. Gorgonops

Gorgonops dişli kedilerinkine benzeyen yapısıyla, ayaklarının vücüdunun hemen altındaki
konumu, avını daha yüksek hızda kovalamasını sağlıyor. Önemli bir özelliği özelliği olan
dişleri de bazı avlarının derisini delmekte de kullanmıştı.

14. Dakosaurus

Adı “Acı Kertenkele” anlamına gelen Dakosaurus, geç Jura ve erken Kretase döneminde sığ denizlere egemen oldu. Dar çene ve pürüzlü dişlerinin av parçalarını parçalamak için
kullanıldığına inanılıyordu.

13. Tyrannosaurus

Dinozorların en tanınmış türü olan Tyrannosaurus, devasa kafatası ve küçücük forelimbs’leri ile biliniyordu. Keskin görme ve koklama hissi, hem bir temizleyici hem de bir avcı olarak hayatta kalmasını sağladı.

12. Ornithosuchus

Adı “Kuş Timsahı” anlamına gelen Ornithosuchus, bir timsahın benzer yapısına ve özelliklerine sahipti. Bir timsah dan farklı olarak, sadece çok daha hızlı bir tempoda sprint için izin veren arka ayakları sayesinde hızlı ilerlemesine neden olurdu.

11. Megalodon

Büyük beyaz köpek balığı ile karşılaştırıldığında Megalodon, denizleri gezen en korkunç
deniz avcılarından biriydi. Büyüklüğü, gücü ve hızı okyanuslara hükmetmesine izin verdi.

10. Kronosaurus

Kronosaurus, okyanuslarda kolaylıkla yüzmek için gücünü ve yüzme yeteneğini kullanırdı.
İştahını tatmin etmek için plesiosaurlar ve deniz kaplumbağaları aradığına inanılıyordu.

9. Carnotaurus

Carnotaurus başındaki iki ayrı boynuzdan dolayı “Et Yiyen Boğa” anlamına gelen adı alır.
Çabuk, ard arda gelen saldırılarıyla avını yıpratarak karnını doyurduğuna inanılıyordu.

8. Liopleurodon

Adı “Pürüzsüz Diş” anlamına gelen Liopleurodon, hızlı hızlı bir patlama elde etmek için
tasarlanan vücut yapısına sahipti. Bu reaksiyonla beraber çok az zamanda avına sıçrayarak
kapan bir avcıydı.

7. Utahraptor

Utahraptor, adından da gördüğümüz üzere Utah eyaletinde keşfedildi. Temel özelliklerinden
biri olan ön parmaklarının büyük olmasıdır. Bu parmağı sayesinde avını paramparça etmek için kullanırdı.

6. Allosaurus

“Farklı Kertenkele” anlamına gelen Allosaurus, sert kafatası olmasına rağmen küçük dişleri
vardı. Bu paleontologlar, avına saldırırken üst çenesini bir balta gibi kullanırdı.

5. Quetzalcoatlus

30 metre kanat genişliği ile, Quetzalcoatlus tüm zamanların en büyük uçan hayvanlardan biriydi. Son bulgularda balıkçıllar ve leyleklerin beslenme alışkınlıklarının benzer olduğunu göstermektedir. Quetzalcoatluslar dünyevi yaratıklar aramak için dünyaya indiğine inanılıyordu.

4. Tylosaurus

Tylosaurus, suda yaşayan kertenkeleye benzeyen büyük okyanus yırtıcısıydı. Avını parçalamak için küt burnunu kullanan kertenkele, yemeğini çaresizce suda yüzen balıklardan seçtiğine inanılırdı.

3. Koolasuchus

Koolasuchus, muazzam bir kafa yapısı olan geniş bir amfibi idi. Zamanını balıklar, kabuklu
deniz hayvanları ve su içmek için suyun kenarına yaklaşan küçük memeliler tam ağzına layık olan avlardı.

2. Spinosaurus

Spinosaurus uzun, ince kafatası ve omurgasının aşağı inen yelken gibi benzersiz fiziği ile
tanınır. Uzatılmış çenesi başta balık ve diğer daha küçük karasal avlar için kullanıldığına
inanılıyordu.

1. Dunkleosteus

Dunkleosteus benzersiz bir deniz avcısıydı çünkü herhangi bir dişi yoktu. Bunun yerine ağzını bir deniz kaplumbağasına benzeyen bir gagaya çeviren kemik plakalar vardı. Bu genellikle yırtıcılardan korunmak için güçlendirilmiş bir cilt tabakasına dayanan bir sistemdi ve av bulmasında oldukça yararlıydı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir