Kategori arşivi: Hayvanlar

23 Adorably Cute Puppies To Make You Feel Warm And Fuzzy

Everyone loves cute puppies. If anyone’s ever said they don’t, they’re lying or need to question their humanity. It doesn’t matter what breed the puppy is, they’re all adorable. From rottweilers to pugs, all they have to do is flash those eyes at you, and instantly, you’ll feel warm and fuzzy inside. Let’s face it, you need those warm feelings right about now. Here are 25 Adorably Cute Puppies To Make You Feel Warm And Fuzzy.

23.

22.

21.

20.

19.

18.

17.

16.

15.

14.

13.

12.

11.

10.

9.

8.

7.

6.

5.

4.

3.

2.

1.

Tarih Öncesine Ait 25 İnanılmaz Avcı

Tarih öncesi çağlardan bugüne kadar yeryüzünde yürüyen en büyük ve en korkunç yırtıcıları sizler için araştırdık. Bazıları kuvvet ve hız üzerine kurulmuşken bazıları da açlıklarını tatmin etmek için sürpriz av yeteneklerini konuşturuyorlar.

Avlanmanın bu iki birbirine benzemeyen tarzına rağmen, bu avcıların her biri ortak bir özellik paylaştı o da; zamanlarının en iyi avcıları olarak bilinmek idi. Bu 25 şaşırtıcı tarih öncesi yırtıcı hayvanlar avı için kendi özel yollarını besin zincirinin en üstünde tuttu.

25. Megalania

Megalania şu anda var olan en bilinen ve en büyük karasal kertenkeledir. Ağzında bulunan
toksin salgılayan bezler olduğuna inanılıyordu ve bu yüzden zehirli olmasının sebebinin bu
olduğu düşünülüyordu.

24. Titanoboa

“Titanik Boa” anlamına gelen Titanoboa, şimdiye kadar yaşadığı düşünülen en büyük yılan
tacını elinde bulunduruyor. 50 metre uzunluğuna kadar ulaştığı düşünülen Titanoboa, avının
etrafını sararak ve sağlam bir şekilde sıkarak öldürür.

23. Sarcosuchus

Neredeyse tamamen suyun altında pusuya yatmış zamanının büyük kısmını bu şekilde geçiren Sarcosuchus, bir timsaha benzer. Ezici olma ihtimali olmadan ve şüphe çekmeden avını pusuya çekerek, avında seçici olmadan karnını doyurur.

22. Smilodon

Yaygın olarak dişi kaplan olarak anılan Smilodon, iki aşırı uzun dişleri ile bilinir. Vahşi
otoriterleri vurmak için büyük otoburları yağmalamak için ve köpek dişlerini batırmak için
pusu tekniklerine dayandığına inanılan büyük bir yırtıcıdır.

21 Pterygotus

Birçok tarih öncesi avcıya göre küçük olmasına rağmen Pterygotus, sığ deniz suları için en
iyi avcıydı. Avını yakalamak için sürpriz saldırılara dayanmıştı. Kumun içine gömülen ve
masum balıkları pençeleri ile ele geçirdiği düşünülüyordu.

20. Cameroceras

Cameroceras, okyanusun karanlık derinliklerinde avlanmak için koku alma duyusuna güveniyordu. Bir ahtapot gibi önce kolları ile ezip sıkıca sarardı ve keskin gagası ile ayırıp keyfine bakardı.

19. Plesiosaurus

Plesiosaurus küçük başı, uzun boynu ve tıknaz vücudu ile tanınır. Bir üst avcının ideal
fiziğine sahip olmasına rağmen, çeşitli balıklardan ve özellikle mürekkep balıklarından beslendi.

18. Thylacoleo

Adı “Kese Aslanı” anlamına gelmesine rağmen, Thylacoleo aslında etçil keseli köpek idi.
Avını öldürmeye ve kuvvetini güçlü çenelerini ve keskin pençelerini kullanarak karkas
ağaçlarına sürüklediği düşünülüyor.

17. Giganotosaurus

Giganotosaurus büyük ve hızlıydı ancak benzer tarih öncesi yırtıcılar ile karşılaştırıldığında
ısırma gücünde önemli ölçüde yetersizdi. Bu eksiği onun zamanının en iyi yırtıcıları arasına girmesini engellemedi.

16. Basilosaurus

Basilosaurus vücudunun geri kalanına kıyasla son derece küçük yüzgeçlere sahipti. Su da bir yılan balığı benzeri kendisini tahrik ettiği inanılıyordu. Onun bu eksiklerine rağmen
köpek balıkları ve yırtıcı balıkların arasında yemek yemeği başarıyordu.

15. Gorgonops

Gorgonops dişli kedilerinkine benzeyen yapısıyla, ayaklarının vücüdunun hemen altındaki
konumu, avını daha yüksek hızda kovalamasını sağlıyor. Önemli bir özelliği özelliği olan
dişleri de bazı avlarının derisini delmekte de kullanmıştı.

14. Dakosaurus

Adı “Acı Kertenkele” anlamına gelen Dakosaurus, geç Jura ve erken Kretase döneminde sığ denizlere egemen oldu. Dar çene ve pürüzlü dişlerinin av parçalarını parçalamak için
kullanıldığına inanılıyordu.

13. Tyrannosaurus

Dinozorların en tanınmış türü olan Tyrannosaurus, devasa kafatası ve küçücük forelimbs’leri ile biliniyordu. Keskin görme ve koklama hissi, hem bir temizleyici hem de bir avcı olarak hayatta kalmasını sağladı.

12. Ornithosuchus

Adı “Kuş Timsahı” anlamına gelen Ornithosuchus, bir timsahın benzer yapısına ve özelliklerine sahipti. Bir timsah dan farklı olarak, sadece çok daha hızlı bir tempoda sprint için izin veren arka ayakları sayesinde hızlı ilerlemesine neden olurdu.

11. Megalodon

Büyük beyaz köpek balığı ile karşılaştırıldığında Megalodon, denizleri gezen en korkunç
deniz avcılarından biriydi. Büyüklüğü, gücü ve hızı okyanuslara hükmetmesine izin verdi.

10. Kronosaurus

Kronosaurus, okyanuslarda kolaylıkla yüzmek için gücünü ve yüzme yeteneğini kullanırdı.
İştahını tatmin etmek için plesiosaurlar ve deniz kaplumbağaları aradığına inanılıyordu.

9. Carnotaurus

Carnotaurus başındaki iki ayrı boynuzdan dolayı “Et Yiyen Boğa” anlamına gelen adı alır.
Çabuk, ard arda gelen saldırılarıyla avını yıpratarak karnını doyurduğuna inanılıyordu.

8. Liopleurodon

Adı “Pürüzsüz Diş” anlamına gelen Liopleurodon, hızlı hızlı bir patlama elde etmek için
tasarlanan vücut yapısına sahipti. Bu reaksiyonla beraber çok az zamanda avına sıçrayarak
kapan bir avcıydı.

7. Utahraptor

Utahraptor, adından da gördüğümüz üzere Utah eyaletinde keşfedildi. Temel özelliklerinden
biri olan ön parmaklarının büyük olmasıdır. Bu parmağı sayesinde avını paramparça etmek için kullanırdı.

6. Allosaurus

“Farklı Kertenkele” anlamına gelen Allosaurus, sert kafatası olmasına rağmen küçük dişleri
vardı. Bu paleontologlar, avına saldırırken üst çenesini bir balta gibi kullanırdı.

5. Quetzalcoatlus

30 metre kanat genişliği ile, Quetzalcoatlus tüm zamanların en büyük uçan hayvanlardan biriydi. Son bulgularda balıkçıllar ve leyleklerin beslenme alışkınlıklarının benzer olduğunu göstermektedir. Quetzalcoatluslar dünyevi yaratıklar aramak için dünyaya indiğine inanılıyordu.

4. Tylosaurus

Tylosaurus, suda yaşayan kertenkeleye benzeyen büyük okyanus yırtıcısıydı. Avını parçalamak için küt burnunu kullanan kertenkele, yemeğini çaresizce suda yüzen balıklardan seçtiğine inanılırdı.

3. Koolasuchus

Koolasuchus, muazzam bir kafa yapısı olan geniş bir amfibi idi. Zamanını balıklar, kabuklu
deniz hayvanları ve su içmek için suyun kenarına yaklaşan küçük memeliler tam ağzına layık olan avlardı.

2. Spinosaurus

Spinosaurus uzun, ince kafatası ve omurgasının aşağı inen yelken gibi benzersiz fiziği ile
tanınır. Uzatılmış çenesi başta balık ve diğer daha küçük karasal avlar için kullanıldığına
inanılıyordu.

1. Dunkleosteus

Dunkleosteus benzersiz bir deniz avcısıydı çünkü herhangi bir dişi yoktu. Bunun yerine ağzını bir deniz kaplumbağasına benzeyen bir gagaya çeviren kemik plakalar vardı. Bu genellikle yırtıcılardan korunmak için güçlendirilmiş bir cilt tabakasına dayanan bir sistemdi ve av bulmasında oldukça yararlıydı.

Baykuşlar Hakkında 20 Harika Bilgi

Baykuşlar oldukça ilgi çekici ve hayatın bir çok bölümünde kendine yer bulan ender kuşlardır. Özellikle sinema ve roman alanında insanlar en içli dışlı olan hayvanlardan biridir.

Genel olarak bilgeliği sembolize eden bu kuşlar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak ister misiniz? İşte Baykuşlar hakkında 20 harika bilgi.

20. Baykuşlar Boru Gözlere Sahiptir

Baykuşlar diğer bir çok hayvanın aksine boru şeklinde gözlere sahip hayvanlardır. Baykuşların gözleri dairesel değildir, kafatasının arkasına kadar uzanan tüpler vardır. Bu sayede çok uzakları bile çok keskin ve net bir şekilde görebilme yeteneğine sahiptirler.

19. Baykuşların Gözleri Hareket Edemez Sabittir

Gözleri kafatasının arkasına kadar tüp şeklinde olduğu için baykuşların gözleri yuvalarında sabittir, hareket edemez. Bu yüzden sürekli kafalarını çevirmeleri gerekir.

18. Dünyada 216 Çeşit Baykuş Var

Baykuşlar Antartika hariç her kıta da bulunurlar. En büyük Baykuş nüfusu Asya kıtasında bulunmaktadır. Amerika ve Kanada’da sadece 19 adet Baykuş türü vardır.

17. Baykuşlar Düz Yüzlere Sahip

Düz bir yüz ise sesin daha iyi duyulmasını sağlar. Bu insanların bile duyamayacağı şeyleri duymalarını sağlar.

16. Baykuşlar Başlarını 360 Derece Döndüremezler

Baykuşların kemikleri, kan damarları ve damar sistemi kafalarını yalnızca 135 derecelik bir açıyla döndürebilmelerine olanak sağlar.

15. Baykuşların 3 Tane Göz Kapağı Var

Baykuşlar üç adet göz kapağına sahiptirler. Her göz kapağının oldukça farklı işlevi vardır. İlki gözü kapatıp açmayı, ikincisi uyku için, üçüncüsü ise gözü temiz ve sağlıklı tutmak içindir.

14. Baykuşların Duyma Yetenekleri İnanılmazdır

Baykuşlar kar altında ilerleyen bir canlıyı bile duyabilirler. Tam başlarının üzerinde yer alan kulakları ve düz yüzleri ile etraflarında olan biten her şeyi duyabilirler. Buda onları oldukça iyi bir avcı yapıyor, kaçabilirsiniz ama saklanamazsınız. (Görsel de duyduğuna şaşırıyor)

13. Baykuşlar Uçarken Hiç Ses Çıkarmazlar

Üzerindeki tüyler sayesinde uçuş esnasında en ufak bir ses dahi çıkmaz. Bu tüyler onun en büyük özelliğinden biridir ve onu sessiz bir avcıya dönüştürür.

12. Baykuşun Kulakları Sizi Aldatabilir

Baykuşlarda görmüş olduğunuz ve büyük ihtimalle kulak sandığınız o yukarıya hareketli tüy demeti kulak değildir. Kızgın, üzgün veya mutlu ruh hallerini gösteren bir işarettir.

11. Dişi Baykuşlar Daha Büyüktür

Bir çok türün aksine Baykuşlarda dişi baykuşlar erkek baykuşlardan daha büyük ve daha güçlüdür. Ayrıca dişi baykuşlar daha renkli olur.

10. Baykuşlar Kesinlikle Etçildir

Küçük ve orta boy memelileri, kemirgenleri, balıkları ve diğer kuşları yerler.

9. Baykuşların Dişleri Yoktur

Baykuşlar diğer etçil hayvanlara göre keskin dişleri yoktur. Onlar avlarını parçalamak için pençelerini kullanırlar.

8. Baykuşlar Avlarını Bütün Olarak Yutarlar

Avlarının boyutlarını göre çoğu zaman avlarını bütün olarak yutarlar. Baykuşların sindirimi sistemi bu durumlar için dizayn edilmiştir.

7. Sadece Güçlü Yavrular Hayatta Kalır

Baykuşların yavrularını beslemesi oldukça zordur, bu yüzden genellikle daha iri, güçlü ve büyük olan beslenir. Giderek büyüğün beslenmesi durumunda diğer yavru güçsüzleşir ve ölür. Ölüsünü de büyük yer. Bu kural bir çok kuş türü ve diğer hayvan için geçerlidir.

6. Baykuşlar Kemirgen ve Haşere Kontrolünü Sağlar

Tek bir bayır baykuş dört aylık bir süreç içerisinde 3 binden fazla kemirgen yiyor. Bu da aslında doğadaki mükemmel dengenin devamı için her hayvanın ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

5. Baykuşlar Yalnız Yaşarlar

Baykuşlar birbiriyle oldukça yakın yaşam sürerler ancak yuvalarını asla paylaşmazlar.

4. Baykuşlar Kötü Şans Simgesi

Asya, Amerika ve Afrika kültürlerinde baykuşlar ölümün ve kötü şansın simgesi olarak görülür. Antik Yunan’da bir baykuşun Sezar’ın ölümünü öngördüğü söylenir.

3. Baykuşlar Önemli Kültürel Hayvanlardır

Baykuşlar yazı girişinde de söylediğim gibi önemli hayvanlardır. Baykuş çizimleri, eski mağaralarda, Mısır Hiyerogliflerinde ve hatta hatta Maya Sanatında bile bulunmuştur. Baykuşlar bu dönemlerde zafer ve bilgelik sembolü olarak kabul edilmiştir.

2. Baykuşların Yaşam Süreleri

Çok ilginç, en sık görülen baykuşlardan biri olan “Büyük Boynuzlu Baykuş” vahşi doğada 13 yıl yaşam sürerken, esaret altında insanlarla beraber 38 yıl yaşayabilir. Diğer hayvanların aksine vahşi doğa dışında yaşam süreleri artar.

1. Baykuşlar ve İnsanlar

Bir önceki madde aslında neden iyi anlaştığımızı gösteriyor. Baykuşlar insanlar tarafından oldukça sevilen akıllı ve içten hayvanlardır. Belki de bu yüzden bu kadar fazla değer atfedilip, insanın olduğu her alanda karşımıza çıkıyor.

Bu yazı ilginizi çektiyse aşağıda bağlantı olarak verdiğim yazılarda ilgini çekebilir. Onlar da olmazsa rastgele bir çok yazı aşağıda yer alıyor.

Dünyanın En Zehirli 10 Hayvanı

Yaşam İhtimali Olan 10 Gezegen

Dünyanın En Güçlü 20 Köpek Irkı

Kasları, atletik vücutları, çeviklikleri ve diğer tüm fiziksel özellikleri ile dünyanın en güçlü köpekleri. Hızları, huyları, genetik özellikleri, kiloları, boyları ve diğer tüm belirgin özellikleri ile en güçlü köpek türlerini hızlıca tanıyalım.

Eğer bir yeri korumak için bir köpek edinmeyi ve o köpeğin tüm özellikleriyle ne kadar güçlü olduğunu öğrenmek istiyorsanız doğru yere geldiniz demektir. Büyük ve korkunç gözüken köpekler illa güçlü olacak diye bir şey yok, bazıları küçük boyutlara sahip olsalar da çeviklikleri, kasları ve hızları ile en güçlü köpekler listemize girmeyi hak ediyor. İşte görmeniz gereken dünyanın en güçlü 20 köpek türü.

20. Rhodesian Ridgeback

Güney Afrika’dan gelen bu köpek türü yarı evcilleştirilmiş bir av köpeğidir. Köpek akıllı ve sadık olmasıyla bilinir. Ancak yabancılara karşı çoğunlukla agresiftir. Sahibine çok sadık bir köpek olduğu için yabancılara karşı aşırı hassas olabilir. Eğer bir tehlike sezer veya gerginleşirse yabancılara saldırabilir.

19. Cane Corso

Cane Corso Napolitan mastife yakın bir türdür. Diğer ırklardan daha kaslı ve daha çevik bir İtalyan ırkıdır. 70 cm uzunluğunda ve yaklaşık olarak 50 kilo ağırlığındadır. Cane Corso, Romalılar döneminde savaş köpekleri olarak kullanılan Canis Pugnax’ın torunudur. Saldırma dürtüsü ağır basan bir köpektir ve oldukça güçlüdü

18. Bull Terrier

Yumurta şeklindeki kafasıyla gerçekten korkutucu görünüme sahip güçlü bir köpektir. Zayıf kas dokusundaki en güçlü köpek türü olarak gösterilir. Bull Terrier cinsinin çok agresif bir köpek olduğu söylenemez ancak kendisinden daha küçük hayvanlara karşı tehlikeli bir köpektir. Çünkü Bull Terrier cinsleri “av aracı” olarak biliniyor. Bu sebeple çoğu defa küçük yaştaki çocuklara saldırdığı haberlere çıkmıştır.

17. Tosa Inu

Tosa Inu gerçek anlamda bir savaş köpeğidir. Adını eski Japon kenti Tosa’dan almaktadır. Tosa kentinde savaşan köpek olarak yetiştirilmiştir. Tosa Inu çok nadir, eski ve özel bir cins. Ortalma 100 kilo ağırlığında ve 82 cm uzunluğunda ki bu devasa köpek, bir çok ülke de tehlikeli görüldüğü için yasaklanmıştır.

16. Great Dane

Uzunlukları ile tanınan bu köpekler yaklaşık olarak 80 cm uzunluk ortalamasına sahiptirler. Bir çoğunun 10 yıldan fazla yaşadığı biliniyor. Ancak ortalama yaşam süreleri 6-8 yıl arası olarak ön görülüyor. Tanıdıkları ve sahiplerine karşı çok dost canlısı ve koruyucu köpeklerdir. Great Dane yaban domuzu ve geyik avlama konusunda ustadır.

15. St Bernard

Oldukça sevimli ve büyük bir köpektir, bir çok çizgi filme de konuk olduğu söylenebilir 🙂 İtalya ve İsviçre Alplerinde çok popüler bir köpektir. Bernad bir dağ köpeğidir. Ayrıca şimdi ye kadar dünyanın en büyük köpeği olarak dünya listesine giren Benedictine adlı Bernard cinsi köpektir ve tam olarak 166 kilo ağırlığındadır.

Bu köpek yalnızca çocukluk döneminde eğitilebilir. Ve bu eğitim için kesinlikle sahibiyle birlikte yaşaması gerekmektedir.

14. Wolf Hybrid – Kurt Melezi

Kurt melezi genel olarak gri kurt ve köpek çiftleşmesinden doğan bir ırktır. Bir kurt melezi olduğu için diğer köpeklere göre daha az öngörülebilir davranışlara sahiptir. Kontrolü ve eğitimi çok zordu, ne zaman nasıl davranacağını kestirmek oldukça güçtür.

13. Gull Dong

Gull Dong diğer bir adıyla Pakistan Boğası Bull Kutta ve Gull Terrier arasındaki çapraz ırktır. Son derece güçlü olan bu ırk dövüşçü bir köpek olarak yetiştirilmiştir. Gull Dong saldırganlığı ve kontrol edilmesi en zor ırklardan biri olmasıyla tanınıyor.

12. Bully Kutta

Pakistan mastifi olarak bilinenen Bully Kutta nesli tükenmekte olan Alaunt soyundan gelmekte olan bir köpektir. Pakistan’da popüler bir köpek olan Bully Kutta genellikle baskın olarak beyaz renktedir. Ancak beyaz üzerine kahverengi veya beyaz üzerine siyah lekeleri olabilir. 90 cm uzunluğa ve 95 kilo ağırlığa sahiptir. Bu köpek eğitime çok müsait, uysal ve çok duygusal bir köpektir.

11. Leonberger

Leonberger bir diğer adıyla “nazik aslan” bir Alman ırkıdır. Adını Almanya’nın Leonberg kentinden almıştır. 75 cm uzunluğa ve 65-70 kilo ağırlığa sahiptir. Leonberger türü en ideal aile köpeklerinden biridir. Çünkü bu köpekler akıllı, uslu, eğlenceli ve sadık köpeklerdir, bu özellikleri ile de en ideal aile köpekleridir. Bu köpeklerin ortalama yaşam ömrü en fazla 7 yıldır.

10. Anadolu Çoban Köpeği

Anadolu Çoban Köpeği devasa boyutlarıyla dikkat çeken bir çoban köpeğidir. Ayrıca bu köpekler devasa boyutlara sahip diğer köpeklerden yaşam süreleriyle de ayrılmaktadır. Diğer köpeklerin ortalama yaşam süreleri 6-8 yıl iken, Anadolu Çoban Köpeği 12 yıl yaşamaktadır. 80 cm uzunluğa ve 70 kilo ağırlığa sahiptirler. Anadolu Çoban Köpeğinin 6000 yıllık eski bir cins olduğu düşünülmektedir. Anadolu Çoban Köpekleri şuan Amerika’da geliştirilmekte olan türlerden birisidir.

9. Dogo Argentino

Kısa ve beyaz bir deriye sahip Arjantin dogosu, oldukça özel bir türdür. Çok fazla kasa sahip olan bu köpek 76 cm uzunluğa ve 55 kilo ağırlığa sahiptir. Bu köpek türünü de bir çok defa Türkiye’de görmüşsünüzdür.

8. Dogue de Bordeaux

Fransız veya Bordo köpeği olarak bilinir. Çok güçlü ve kaslı bir köpektir, en eski Fransız köpek ırklarından biridir. Çok ağır nesneleri ağızları ile çekip sürükleyebilirler. Avrupa’da oldukça popüler olan bu köpek türleri maalesef hastalığa yakalanma oranları en yüksek türdür. Ortalama yaşam süreleri ise 5-6 yıldır. Ortalama ağırlıkları 70 kilo civarında olan bu köpekler büyük bir kafaya sahiptirler. Çok uzun olmasalar da ağırlıkları ve güçleri ile listede kendisine burada yer buluyor.

7. Akbaş

Akbaş çok sakin ancak etrafında olup bitenlere farkındalığı çok yüksek bir köpektir. Akbaş bir çoban köpeğidir. ağırlıkları 65 kilo, uzunlukları ise 86 cm civarındadır. Genellikle pürüssüz krem ve beyaz renkte olan Akbaşlar ortalama 11 yıllık yaşam süreleri ile de çok ilginç hayvanlardır. Odaklanma eğilimleri yüksek, dayanıklı, azimli ve çok güçlü köpeklerdir.

6. Aksaray Malaklısı

Aksaray Malaklısı devasa boyutlarıyla dikkat çekici bir köpektir. Kalçadan buruna 130 cm uzunluğa ve 90 cm omuz yüksekliğine sahip bu köpekler ortalama 100 kilo ağırlığa sahiptirler. Oldukça mülayim ve iyi karaktere sahiptirler. Sahiplerinin sözünden çıkmayan bu köpekler çocukları çok severler. Ancak salya akıtmaları, hareketli olmaları nedeniyle ev köpekleri değillerdir. Geniş araziler veya bahçeler isterler. Büyük bir kafaya ve sarkık bir dudağa sahiptir ve Aksaray yöresinde dudağa malak dendiği için Aksaray Malaklısı adını almıştır.

Evliya Çelebi Seyahatname adlı ünlü eserinde Aksaray Malaklısını “Anadolu’nun Aksarayında aslan gördüm” cümlesiyle anlatmıştır.

5. Kangal

Bizlerin çok iyi bildiği Sivas’a özgü bir köpek türü olan Kangal bir sürü koruma köpeğidir. Kangallar 70 cm ağırlığa ve 70 kilo ağırlığa sahiptir. Diğer dev ırklara göre daha hafif olmaları sebebiyle, daha çevik ve daha hızlıdır. Kontrollü, sakin, güçlü ve çok koruyucu bir köpektir. Çocuklarla çok iyi anlaşır ve sahibini korumak için her şeyi yapar.

4. Doberman Pinschers

Çok özel bir türdür, bir bekçi köpeğidir. Eğer ailesinin, sahiplerinin veya koruduğu mülkün tehlike olduğunu anlayıp saldırıya geçerse bu konuda ki en iyi köpeklerden biridir. Bir dönemler polis ve muhafız köpekleri olarak kullanılmıştır. Yabancıları ve köpekleri hedef alabilirler, ancak sahiplerine karşı çok uysal olan bu hayvanlar, büyüklükleri ve güçleri sebebiyle potansiyel olarak tehlikeli hayvanlardır.

3. Husky – Haski

Kuzey bölgelerinde kızak çekmek için yetiştirilen enerji ve güçlü köpeklerdir. Küçük av hayvanları için yırtıcı iç güdülere sahiptirler. Bunun yanı sıra bu hayvanlar sıkıldıkları zaman etraftakilere zarar verebilirler. Yaşam tarzları ve doğaları gereği içlerinde yırtıcılık barındıran hayvanlardır.

2. American Bulldog

Bu köpekler ilk olarak çiftlik işletme köpeği olarak yetiştirildi. Çok güçlü ve kaslı bir köpek olan bu Bulldog sığır ve yaban domuzu yakalayabilir, küçük haşaratları öldürebilir. Ancak köpek çok iyi bir eğitim bile almış olsa, bazen çok ağır basan bir “inat” dürtüsü söz konusudur. Genel olarak sevecen hayvanlar olarak tanınır.

1. Pitbull

Dünyanın en tehlikeli köpeğidir. Anlık bir öfke veya sebebi bilinmeyen bir dürtüyle sahibini dahi öldürebilir. Çok güçlüdür, inanılmaz derece güçlü bir çeneye sahiptir. Amerika en tehlikeli köpek olarak belirlemiştir.

Binlerce defa haberlerde çocuklara ve diğer insanlara saldırdığını, ağır yaraladığını veya öldürdüğünü görmüşsünüzdür. Kontrolü çok zor olan bu köpeği davranışlarını öngörebilmek neredeyse imkansızdır. Bu sebeplerle ve çok güçlü olmasından dolayı potansiyel olarak en tehlikeli köpektir.

Dünyanın En Tuhaf 10 Hayvan Yarışı

Arkeolojik keşifler at yarışlarının antik zaman uygarlıklarına kadar uzandığına kanaat getirmişlerdir. Yunanistan Olimpiyat Oyunları’nda 664 yılında resmi yarışlardan biriydi yıllar boyunca ufak değişmelere uğrasa da at yarışları popülerliğini korudu. Burada dünyanın dört bir tarafından hayvanların birbirine karşı ezeli rekabetlerini sergiledikleri 10 etkinliğe bakacağız, ancak tabi ki atları bu konunun dışında bıraktık. Keşke bu yarışlar olmasa, hayvanların yarıştırılması uğruna kötü muameleler görmesi çok kötü bir durum. Ancak neredeyse dünyanın her yerinde hayvan yarışları maalesef söz konusu.

10. Salyangoz Yarışı

Her yıl düzenlenen Dünya Salyangoz Yarışı Şampiyonası, Temmuz ayında İngiltere’nin Norfolk ilçesindeki Congham’daki cricket tarlasında gerçekleştiriliyor. Yarışta kullanılan salyangoz türü Avrupa ortak bahçe salyangozu (helix aspersa) ‘dır ve dev yabancı salyangozların mücadeleye girmesi kesinlikle yasaktır.

Yarışlarda salyangozların birbirinden ayırt edilmesi çok zor olduğu için kabuğuna çıkartma yardımıyla numaralandırılıyor. Yarışmacılar dairenin dış kenarına doğru bakan 13inç (cm) ölçülerinde yarıçapa sahip olan dairenin merkezine yerleştiriliyor ve yarış başlıyor çemberin dışına ilk ulaşan yarışı kazanıyor. Salyangozlar çok yavaş hayvanlar diyerek küçümsemek olmaz 2 dakikalık güncel dünya rekoru 1995 yılında Archail The Snail’e ait.

9. Tazı Yarışı

Soyu Biritanya Adaları’nda başladığı bilinen uzun boylu, ince ve zarif bir köpek türüdür. Genel olarak 22-36 kilo arasında ağırlığa sahip olan tazı, saatte 70 km hıza ulaşabilen en hızlı köpektir.

Organize edilen tazı yarışlarının kökeni, İngiltere ve Avrupa’daki tavşan ve tilki avcılığında ortaya çıkmıştır. 1500’lü yıllarda İngiltere kraliçesi 1. Elizabeth’in katlıkalarıyla ”The Sport of Queens” adıyla tanınarak yaygınlaştı. Sporun bugünkü haline gelmesinde rol oynayan kişi Owen Patrick Smith yarışlarda kullanılan tavşanların öldürülmesine son vererek mekanik tavşanı icat etti ve son olarak 1919 yılında Emeryville, California’daki ilk yarış pistini açtı.

8. Dachshund Yarışı

Dachshund veya Wiener (sosis) köpeği olarak bilinen ilk kes 1970 yıllarında Avusturalya’da eğlence amacıyla yarıştırıldı daha sonra 1993’te televizyonda gösterilen bir reklam filmin de Wiener köpek yarışını komedi sporu olarak gösterdi ve bu fikir herkes tarafından benimsenerek bu yarışın ortaya çıkmasına sebep oldu.

Her aralık ayında, California San Dirego düzenlenen Wienerschnitzel Wiener Nationals’ın ağırladığı Dünya Dachshund Yarış Şampiyonası genellikle 22-45 metre mesafesinde koşuluyor. Spor 2007 yılında “Wiener Takes All” adlı çıkan Dachshund ve sahiplerini konu eden filmle popülerliğini daha fazla ilerleterek bugünlere geldi.

7. Deve Yarışı

Ortaya çıkışı 7. yüzyıla kadar geçmişe dayanan Arap Yarımadası’nda eğlence amaçlı olarak bir aktiviteydi. 1970 yıllarında resmi kurallar ve düzenlemeler getirilerek spor statüsüne kavuştu.Hindistan, Mısır, Avustralya ve özellikle Orta doğu Arap ülkelerinde çok ilgi gören bir hayvan yarışı türü olmuştur.

Yetişkin bir deve saatte 40 km hıza erişebilir parkurlar ise 4 ile 10 km arasında değişmektedir. En popüler ve yüksek ödüle sahip olan organizasyon ”Sheikh Zayed International Camel Endurance Race” adlı yarış $50,000 para ödülü havuzuna sahip.

6. Kaplumbağa Yarışı

Kaplumbağa yarışları 1920 ABD Chicago’da 7 kaplumbağanın bir bahçede yarıştırılmasıyla başladı. Anlaşıldığı üzere en garip ve yavaş olan yarış ününü arttırarak günümüze ulaşmış oldu. Bazı hırslı yarışmacılar kaplumbağalara şoku uygulayarak daha hızlı hareket etmelerini sağlamak istediler bu olayda büyük tartışmalara yol açmış oldu.

5. Hamamböceği Yarışı

Hamam böceği yarışı 1986 yılında Avusturalya Brisbane’deki Story Bridge Hotel’de doğdu. İki yaşlı adamın barda birbiriyle iddalaşarak hamam böceklerini bir parkta yarıştırmasıyla başlıyor. O günden sonra hamam böceği yarışları 26 Ocak günü aynı otelde her yıl yapılmaya başladı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkanlık seçimlerinden önce New Jersey Pest Control Association’da düzenlenen popüler bir hamamböceği yarışı gerçekleşiyor. Yarışmanın amacı New Jersey’deki Demokrat adayı öngörmektir. Yarışmanın kazananı seçim adayının doğru seçiminde saygın bir rol oynadığını söyleniyor.

4. Hamster Yarışı

2001’de İngiltere’nin kırsal bölgelerinde ayak ve ağız hastalıklarının ortaya çıkması, hükümetin hayvanların ülkenin farklı yerlerinde hareketini ciddi derecede kısıtlayan acil durum yasalarını getirmek zorunda kaldığını görüldü. Sonuç olarak, eğitmenlerin atlarını ahırlardan yarış pistlerine kadar götürememeleri nedeniyle birçok at yarışı toplantısı iptal edildi.

Yarışlardan edinilen gelirlerin düşmesiyle Blue Square adındaki muhasebecilik şirketi bu konuyu çözmek için farklı girişimlerde bulunarak ilk Hamster yarışlarını tanıttı. Hamsterları yarıştırmak için 10 inç uzunda dragsterin ortasına bir egzersiz tekerleği koyarak içinde koşmaları sağlayıp hareket etmelerini amaçlayan bir mekanizmayla 30 fit uzunda bir parkurda yarıştırdılar. Bugüne kadar en iyi süre 38 saniyedir.

3. Devekuşu Yarışı

Dünyanın en büyük kuşu ünvanına sahip olan deve kuşları 2.1-2.8 metre uzunluğunda olan kuş türü saatte 42 km hızına ulaşabilmektedir.

Florida’daki Jacksonville Devekuşu Çiftliği, 1892’de bir turistik cazibe merkezi olarak açıldığından beri yarışmalar düzenledi ve yıllık Devekuşu Şenliği Arizona, Chandler’de gerçekleşti. Benzer organizasyonlar da düzenli olarak Lowa, Nevada ve Kentucky eyaletlerinde yapılarak eğlenceli ve rekabetçi bir yarış türü haline geldi.

2. Koyun Yarışı

Avustralya, koyun yetiştiriciliği ile ünlü bir ülkedir bu yüzden dünyanın en ünlü koyun yarışlarına en sahipliği yapması kaçınılmazdır. Ekim ayında New South Wales’de 19 yıl boyunca gerçekleşen yarışlarda toplanılan 112.00 ABD doları çeşitli hayır kuruluşlarına bağışlanmıştır.

Koyun yarışlarında başka bir ev sahibi ise İngiltere’dir. Shropshire ilçesindeki Telford’daki Hoo Farm’da 200 metre uzunluğundaki at nalı şeklinde 220 metrelik bir parkurda her yıl düzenlenen 16 rakiple sırtında örme bir yelekle yarışmışlardır ve koyunları bitiş çizgisine ulaştırmak için yiyecek kullanmışlardır.

1. Keçi Yarışı

Keçi yarışları 1925 te Karayip Adası’nda bulunan Tabago’da ortaya çıktı.Her Paskalya’da pazartesi günü düzenlenen at yarışları zengin bir kesime hitap eden bir etkinlik olarak görülüyordu. Samuel Callender, ertesi gün Buccoo kasabasında at yarışlarına karşılık fakir bir adam olarak keçi yarışlarına başladı.

Her yıl binlerce seyircisi olan Buccoo Keçi Yarışı Festivali, dünyanın en uzun soluklu keçi yarışıdır.Günümüzde ise Tabago Meclis Turizm Bölümü tarafınsan destekleniyor. Başlangıçta köy sokaklarında gerçekleşen yarış etkinliği şimdi ise Buccoo Entegre Tesisi olarak bilinen 100 milyon dolarlık yarış alanına ve ahırda gerçekleştiriliyor.

Keçilerin eğitimleri en az 2 ay sürmektedir.Eğitmenleri boyununa bir ip geçirerek kontrol edip kademeli bir şekilde hızlanmalarını öğretirler. Doğru bakım ve ilgi göz önüne alınırsa, profesyonel yarış keçisi 13 yıl boyunca yaşayıp yarışabilir.

Dünya Üzerindeki En Zehirli 10 Hayvan

Küçük bir ısırık, hissedilmeyecek kadar ani ve sinsi bir iğne darbesi sonrası kasların aniden kaskatı kesilmesi, nefes alamamak; Bu olaylar bütünü sırasıyla dünya üzerindeki en zehirli hayvanların size neler yaşatabileceğinin küçük bir sıralaması. Dünyamız üzerinde bir çok canlının hayatta kalabilmek için kullandığı özel yetenekleri bulunmakta, bu canlılardan bazılarına yetenek olarak kimyasal silah bahşedilmiş durumda.

Bu tür güçlü ve ölümcül bir silaha sahip olan zehirli hayvanların, yetişkin bir insanı zehrin miktarına göre ortalama 1 saat içinde öldürebilmektedir. Siz siz olun bu listede gördüğünüz hayvanların yanına yaklaşmayın, bizden söylemesi.

10. Balon Balığı

Balon balıkları Hint okyanusu kökenli olup, Japonya, Çin, Filipinler, Meksika ve Tayvan’da da bulunur. Bilimsel adı “Tetraodontidae” olan balon balığı avcı sınıfında bir türdür. Neredeyse hiç bir balık tarafından avlanamayan bu türün olduğu yerlerde, başka tür balıklar yaşama şansı bulamaz. Balon balıklarının özellikle karaciğerlerinde “Tetrodotoksin” adı verilen çok kuvvetli zehir barındırırlar. Balon balığı insanlar tarafından tüketilmemesi gerektiği gibi diğer hayvanlar tarafından da tüketilmez.

Japonya’da bu balığa alıcı bulunabilmektedir, eğitim almış çok özel şefler tarafından iyi bir temizleme işlemi ile balık yenilebilir bir hal alır. Fakat yinede Japonya’da her yıl bu balığın yenmesi sebebiyle zehirlenme vakaları ortaya çıkmaktadır. Japonya’da geleneklere göre Fugu-fish(balon balıklarına verdikleri isim) yemek güç ve cesaret gösterisi kabul edilmektedir. Sanılanın aksine balığa dokunmak zehirlenmeye yol açmaz, iç organlarında bulunan bir bakterinin bu zehri ürettiği söylenmektedir.

9. Brezilya Gezgin Örümceği

Bilimsel adı “Phoneutria” olan ve oldukça çok miktarda zehre sahip bu abimiz Brezilya, Kosta Rika ve Arjantin çevrelerinde yaşamaktadırlar. Her yıl bu ülkelerde binlerce Brezilya Gezgin Örümceği tarafından ısırılma haberi gelmektedir ve bu örümcek bir insanı yaklaşık iki saat içinde öldürebilecek zehri, bir ısırıkta zerk eder. Şuan o ülkelerden birinde iseniz telaşlanmanıza gerek yok çünkü bu ülkelerde bu zehrin panzehri bulunmaktadır. Brezilya Gezgin Örümceğinin yaklaşık 5-6 mikrogram zehri bir fareyi saniyeler içerisinde öldürmesine yetiyor. Brezilya Gezgin Örümcekleri 2010 yılında dünyanın en güçlü zehre sahip canlısı olarak kabul edilmiştir.

Brezilyalı bu zıpır örümcek tarafından ısırıldıysanız durum çok vahim. PhTx3 adında oldukça kuvvetli bir nörotoksine sahip olan bu örümcek kalsiyum kanalını kapayarak çok kısa zamanda sinir sistemini harap etmektedir. Bu örümceğin ısırmış olduğu canlı istemsiz kasılmalara başlıyor ve zaman ilerledikçe daha kötü bir durum alıp sonunda solunum yetmezliğinden hayatını kaybediyor. Isırığı aynı zamanda erkeklerde cinsel dokuyu uyararak ortalama dört saat süren bir ereksiyona sebep olmakta, fakat bu ereksiyon normal değil. “Priyapazm” adı verilen, son derece sancılı ve ağrılı olan bu durum saatlerce sürebiliyor.

8. Kara Mamba

İlk olarak Afrika’da ortaya çıkan bu yılan türünün anavatanı Afrika olarak kabul edilmektedir. Bilimsel ismi “Dendroaspis polylepis” olan bu yılanımız, yeşil ve gri renk tonlarında görülmektedirler. İsmindeki gibi renkleri siyah olmaz, sadece ağzının içi siyah renktedir. Pek saldırgan olmayan Kara Mamba, tehdit altındayken önce tıslar ama bu durum devam ederse dişlerini geçirmekten çekinmeyeceğini söyleyelim.

Erişkin Kara Mambaların boyları 2,5 metre civarlarında, en fazla ise 4,5 metre civarlarında olabilmektedirler. Kara Mambaların karada yaşayan en hızlı yılan olduğu bilinmektedir. Yaklaşık boyunun üç katı kadar mesafeye saldırabilir, son derece agresif olan Mamba kendini tehdit altında hissettiği an diğer yılanların aksine kaçmayı değil saldırmayı seçecektir. Mamba bir ısırışta 150 ila 200 miligram zehir zerk edebilir. Mambanın tek bir ısırığı yüz insanı öldürebilecek güçtedir. Isırıldıktan sonra gerekli panzehir zamanında uygulanmaz ise kesin ölümle sonuçlanır.

7. Bufo Marinus

Bilimsel adı “Rhinella marina” olan bu tür “Cane Toad” olarak da bilinmektedir. Bufo Marinusların anavatanları Güney Amerika’nın tropikal ormanları olsa da Avustralya’da da kendilerine bir habitat yaratılmıştır. Avustralya’daki haşaratların istilasına çare olması için Güney Amerika’dan özel olarak getirilmişlerdir, ancak şuan onlar için büyük bir sorun teşkil etmektedir, haşaratlara karşı hiç bir yarar sağlamadığı gibi besin zincirini de alt üst etmişlerdir.

Bufo Marinuslar kendilerini tehdit altında hissettikleri zaman başlarının arka kısmında bulunan zehir keseciklerinden zehir salımı yapabilmektedirler. Bu güçlü nörotoksine maruz kalınması durumunda bir dakika içinde ölüm kaçınılmazdır. Söylenenlere göre araba ezilmeleri sonucu, dışarı çıkan iç organlarını geri yutarak yaşamlarını sürdürme olanakları vardır.

6. Sidney Huni Yuvalı Örümceği

Bilimsel adı “Atrax robustus” olan bu örümceğimiz en zehirli örümcekler arasında ilk sıralarda bulunur. Bu örümcek adından da belli olduğu gibi sadece Avustralya’da görülmektedir. Bu örümceklerin boyları 1 ila 5 santimetre arasında değişmekte olup, koyu bir renge sahiptirler. Siyah tüylü bir dış görünüme sahip oldukları gibi oldukça agresif yapıdadırlar.

İnsanlar için pek saldırgan oldukları gözlemlenmemiştir. Fakat bu canlıların sahip olduğu zehir insanlar için ölümcül sonuçlar doğurabilir. Primatlar için oldukça tehlikeli olan bu canlılar diğerleri için zararsızdır. Çünkü primatların dışındaki hayvanların kanlarında Sidneyin sahip olduğu zehri nötralize edebilecek maddeler bulunmaktadır. Yani köpek, tavşan, tavuk, fare, kedi gibi hayvanlar bu zehirden etkilenmezler.

5. Lonomia Obliqua 

Aynı zamanda “Lonomia Caterpillar” adıyla da bilinen bu sevimli tırtıl aslında göründüğü kadar masum değil. Dünyada sadece Güney Amerika ülkelerinde rastlanan bu tırtıl oldukça kuvvetli bir zehre sahip. Üstüne üstelik bu zehir derilerinde, yani tırtıla yanlışlıkla dokunmanız veya ellemeniz halinde temas edilen dokuda yayılan belirgin bir acı ortaya çıkıyor ve morarmalara sebebiyet veriyor. Dünyanın en tehlikeli tırtılı olarak bilinen Lonomia, görüntüsünün ağaç dallarına benzemesi ve bukalemunlar gibi bulunduğu ortamın rengine uyum sağlaması sebebiyle adeta bir kamuflaj ustası durumundadır.

Bir Güney Amerika ülkesi olan Brezilya’da her yıl binlerce kişi bu tırtılların zehirlemesi sebebiyle hastaneleri dolduruyor. Temas edilen dokuda büyük tahribat yaratan bu zehir, aynı zamanda iç kanamaya ve ölüme kadar gidebilen sorunlara sebebiyet veriyor.

4. Inland Taipan

Türkçe ismi İçbölge Taypanı olan bu yılan “Elapidae” familyasından gelmektedir. Taipan ailesinin diğer üyelerine göre oldukça hızlı ve çevik olan bir yılandır. Yeryüzündeki en ölümcül yılan olmamasına rağmen dünya üzerindeki tüm yılanlardan daha güçlü bir zehre sahiptir. Tapianın bir ısırıkta zerk etmiş olduğu zehir 110 yetişkin insanı öldürebilecek ve felç bırakacak güçtedir. Taipanlar insanlar için çok tehlikeli değildir. Çünkü Taipanlar insanlardan uzak yaşamayı tercih eden, utangaç ve münzevi takılan türde yılanlardır.

Taipanın sahip olduğu presinaptik nörotoksin doğrudan kaslara etki ederek onları zayıflatır, ve felce sebebiyet verir. Ayrıca Taipanın zehrinin içinde kanın pıhtılaşmasını engelleyen prokoagülan ve kas hücrelerinde yıkıma sebebiyet veren miyotoksin bulunmaktadır. Listemizin sekizinci sırasında yer alan kara mambadan tam 50 kat daha güçlüdür.

3. Güney Afrika Akrebi

Bilinen adı “African Spitting Scorpion” bilimsel adı ise “Parabuthus transvaalicus” olan Güney Afrika’lı bu akrep listemizin üçüncü sırasında kendine yer buldu, çünkü tahmin edersiniz ki o da çok kuvvetli bir zehre sahip durumda. Bu akrep 5 ila 25 santimetre kadar büyüyebilmektedir. Siyaha yakın koyu renklerde olan Güney Afrika akrebinin kuyruk kısmı oldukça kalın, kıskaçları ise incedir. Parlak bir deriye sahip olan bu akreplerin kuyruklarında kısa kıllar bulunur.

Çoğu akrep gibi bu akrepler de özellikle yaz aylarında, hava kararınca ve yağmur sonrası ortaya çıkarlar. Güney Afrika’nın kuru çöllerinde kavurucu sıcak altında pek hareket etmezler. Kendilerine bulmuş oldukları gölgelerde, taşların altında ya da ölü dalların kabuğunun altında günü geçirirler.

Kalın kuyruklarının ucunda bulunan iğnede zehirlerini saklarlar, bu Güney Afrika akrebinin en önemli silahıdır. Avlama sırasında öncelikle avlarını kıskaçları ile çevreleyerek iğneleri ile öldürücü darbeyi yaparlar, kendilerini tehdit altında hissetmeleri halinde insanlara karşıda saldırgan olurlar. Güney Afrika akrebinin zehrinin sadece 20 nanogramı(yani milyonda bir gramı) 20 fareyi öldürebilecek güce sahiptir.

2. Kutu Denizanası

Box Jellyfish olarak bilinmekte olan bu denizanası türünün bilimsel adı “Cubozoa”dır. İsmini gövdesinin kutu şeklinde olmasından alır. Genellikle kendine Avustralya sularını mesken tutan kutu denizanası Yunanistan kara suları çevresinde de görülmeye başlanmıştır. Dünyanın en zehirli deniz canlısıdır, salgılamış oldukları zehir çok kuvvetli bir nörotoksindir. Kutu denizanalarının zehri kalbi ve sinir sistemini hedef alır bu nedenle insanlar için oldukça ölümcül sonuçlar doğurur.

Dokungaçlarının boyutu üç metreye kadar ulaşabilir ve kutu denizanalarının tamı tamına 60 dokungaçları vardır, her bir dokungacın ucunda da zehirli iğneler bulunur. Pek saldırgan oldukları söylenmeyen bu canlılar, sadece avlanırken ve kendilerini tehdit altında hissettiklerinde bu özel silahlarını kullanmaktadırlar. Hızları saatte ortalama 8 kilometreye kadar çıkabilmektedir. Gövdelerinin yanlarında görmelerini sağlayan 24 adet göz bulunmakla birlikte görme yetisine sahip deniz analarıdır.

Bir insanı zehirledikleri takdirde yarım saat içinde kesin ölüm gerçekleşir. Güçlü zehirleri direk kalbe ve sinir sistemine saldırdığı için tıbbı müdahale ne kadar erken olursa olsun yetersiz kalacaktır. Zehir kuvvetli bir yanma ve acı hissi ile hissedilir, en iyi ihtimal ile zehirlenen canlı felç olur. Siz siz olun Avustralya kıyılarında yüzerken bir denizanası ile karşılaşırsanız, arkanıza bile bakmayın.

1. Zehirli Ok Kurbağası

Geldik listemizin ilk sırasına, karşınızda zehirli ok kurbağası bilimsel ismi “Dendrobatidae” olan kurbağayı ilk sıraya yerleştiren şey ise küçücük boyutuna rağmen resmen zehirden oluşması diyebiliriz. Orta ve Güney Amerika’da yaşayan bu kurbağaların yaklaşık 175 kadar keşfedilmiş türü bulunmaktadır, aralarında en zehirlileri Dendrobatidae’dır. O görmüş olduğunuz küçük tatlı parlak kurbağacık dünyanın en zehirli canlısıdır. Parlak renginden de anlaşılacağı gibi derisi tamamen zehirle çevrilidir.

Boyları yaklaşık 3 santimetre civarında olur. Derileri üzerindeki zehir sürekli yenilenir, onlara bu parlaklığı veren aslında zehirdir. Söylenenlere göre zehirli ok kurbağalarının sahip olduğu “Batrakotoksin” adlı zehir bilinen en kuvvetli zehirden 250 kat daha etkilidir. Bu kurbağanın zehri eğer bir insanın kanına karışırsa sadece bir dakika içerisinde kesin ölüm gerçekleşir. Bir insanın zehirli ok kurbağasının derisine dokunması halinde 500’e yakın zehir türü vücuda hücum etmeye başlar.

Fareler üzerinden örnek vermek gerekirse; Zehirli ok kurbağalarının derisinde bulunan zehir 30.000 civarındaki fareyi ve 150’ye kadar insanı anında öldürebilecek güçtedir. Batrakotoksin zehri, siyanür zehrine kıyasla binlerce kat güçlüdür. Aslına bakmak gerekirse bu küçük canlımız bu kadar zehri gereksiz üretmektedir. Çünkü onun asıl amacı sinek ve karınca türlerini avlamak amacıyla derisinde bulunan keseciklerde üretmektedir. Eğer bir gün bu bölgelere yolunuz düşerse kesinlikle parlak olan tüm canlılardan uzak durun.

Dünyanın En Tehlikeli 20 Köpek Irkı

Köpekler için insanoğlunun en iyi dostu denir, ancak eğer doğru şekilde eğitilmemiş ise bazı köpekler, sahipleri de dahil olmak üzere insanlara zarar verebilirler. Elbetteki burada yer alacak türler doğrudan insanlara zarar verecek köpek türleri olarak görülmemelidir. Buradaki listeyi türlerin özellikleri, agresiflikleri ve saldırma dürtüsü potansiyelleri kriterlerine göre oluşturduk.

Yani bu liste köpeklerin insanlara saldırmaya karar vermesi durumunda ciddi zarar verebilecek türlerden oluşuyor. Ancak elbette unutulmamalıdır ki, köpekler sahiplerinin isteklerini yerine getirirler. O yüzden köpeklerin saldırgan olmasının altında kötü bir eğitim veya kötü bir sahip yatıyor olabilir. Listeyi buradaki bilgilendirmeleri göz önünde bulundurarak okumanızda fayda görüyoruz.

20. Cane Corso

Cane Corso Napolitan mastife yakın bir türdür. Diğer ırklardan daha kaslı ve daha çevik bir İtalyan ırkıdır. 70 cm uzunluğunda ve yaklaşık olarak 50 kilo ağırlığındadır. Cane Corso, Romalılar döneminde savaş köpekleri olarak kullanılan Canis Pugnax’ın torunudur. Saldırma dürtüsü ağır basan bir köpektir ve oldukça güçlüdür.

19. Bull Terrier

Yumurta şeklindeki kafasıyla gerçekten korkutucu görünüme sahip güçlü bir köpektir. Zayıf kas dokusundaki en güçlü köpek türü olarak gösterilir. Bull Terrier cinsinin çok agresif bir köpek olduğu söylenemez ancak kendisinden daha küçük hayvanlara karşı tehlikeli bir köpektir. Çünkü Bull Terrier cinsleri “av aracı” olarak biliniyor. Bu sebeple çoğu defa küçük yaştaki çocuklara saldırdığı haberlere çıkmıştır.

18. Tosa Inu

Tosa Inu gerçek anlamda bir savaş köpeğidir. Adını eski Japon kenti Tosa’dan almaktadır. Tosa kentinde savaşan köpek olarak yetiştirilmiştir. Tosa Inu çok nadir, eski ve özel bir cins. Ortalma 100 kilo ağırlığında ve 82 cm uzunluğunda ki bu devasa köpek, bir çok ülke de tehlikeli görüldüğü için yasaklanmıştır.

17.  Rhodesian Ridgeback

Güney Afrika’dan gelen bu köpek türü yarı evcilleştirilmiş bir av köpeğidir. Köpek akıllı ve sadık olmasıyla bilinir. Ancak yabancılara karşı çoğunlukla agresiftir. Sahibine çok sadık bir köpek olduğu için yabancılara karşı aşırı hassa olabilir. Eğer bir tehlike sezer veya gerginleşirse yabancılara saldırabilir.

16. Dogo Argentino

Kısa ve beyaz bir deriye sahip Arjantin dogosu, oldukça özel bir türdür. Çok fazla kasa sahip olan bu köpek ortalama 76 cm uzunluğa ve 55 kilo ağırlığa sahiptir. Dogo Argentino, Arjantin’de avcılık için yetiştirilen bir türdür. Çok güçlü ve atletik bir köpektir. Dogo Argentino 1991 yılında Tehlike Köpekler Yasası ile beraber Birleşik Krallık’ta yasaklanmış türlerden biridir.

15. Saint Bernard

Oldukça sevimli ve büyük bir köpektir, bir çok çizgi filme de konuk olduğu söylenebilir 🙂 İtalya ve İsviçre Alplerinde çok popüler bir köpektir. Bernad bir dağ köpeğidir. Ayrıca şimdi ye kadar dünyanın en büyük köpeği olarak dünya listesine giren Benedictine adlı Bernard cinsi köpektir ve tam olarak 166 kilo ağırlığındadır.

Bu köpek yalnızca çocukluk döneminde eğitilebilir. Ve bu eğitim için kesinlikle sahibiyle birlikte yaşaması gerekmektedir.

14. Basenji

Orta Afrika kökenli bir av köpeği olan Basenji çok hareketli, meraklı, zeki ve sevgi dolu bir hayvandır. Ancak bu söylediklerim sadece köpeğin sahibi ve dost simalar için geçerlidir. Eğer bir yabancıysanız Basenji’nin sevimli yüzüne aldanıp yanına gitmeyin. En zor eğitilebilir 2. köpek türü olarak biliniyor.

13. American Bulldog

Bu köpekler ilk olarak çiftlik işletme köpeği olarak yetiştirildi. Çok güçlü ve kaslı bir köpek olan bu Bulldog sığır ve yaban domuzu yakalayabilir, küçük haşaratları öldürebilir. Ancak köpek çok iyi bir eğitim bile almış olsa, bazen çok ağır basan bir “inat” dürtüsü söz konusudur. Genel olarak sevecen hayvanlar olarak tanınır.

12. Great Dane

Uzunlukları ile tanınan bu köpekler yaklaşık olarak 80 cm uzunluk ortalamasına sahiptirler. Bir çoğunun 10 yıldan fazla yaşadığı biliniyor. Ancak ortalama yaşam süreleri 6-8 yıl arası olarak ön görülüyor. Tanıdıkları ve sahiplerine karşı çok dost canlısı ve koruyucu köpeklerdir. Great Dane yaban domuzu ve geyik avlama konusunda ustadır.

11. Gull Dong

Gull Dong diğer bir adıyla Pakistan Boğası Bull Kutta ve Gull Terrier arasındaki çapraz ırktır. Son derece güçlü olan bu ırk dövüşçü bir köpek olarak yetiştirilmiştir. Gull Dong saldırganlığı ve kontrol edilmesi en zor ırklardan biri olmasıyla tanınıyor.

10. Perro de Presa Canario

Hayvancılık için yetiştirilen son derece güçlü bir köpektir. Tıpkı St. Bernard gibi yalnızca küçükken eğitilebilecek bir türdür. Neredeyse doğumundan itibaren sahibi ile birlikte vakit geçirmeli ve erken bir şekilde diğer canlılarla sosyal etkileşime geçmelidir. Aksi halde yabancı insan ve köpeklere karşı çok saldırgan olabilir.

9. Akita Inu

Japonya’nın dağlık bölgelerine ait olan bir köpektir. Irkının tüm bağımsız özelliklerini taşımasıyla çok özel bir ırktır. Güçlü, ailesine karşı sevecen bir köpek iken, yabancılara karşı hiç hoş görülü değildir.

8. Chow Chow

Çin kökenli bu köpek türü “yüksek riskli köpekler” olarak bilinir. Eğer saldırgan bir köpek olmasını istemiyorsanız çok sıkı bir eğitim gerektirir. Yabancılara karşı aşırı hassas olan bu köpekler, her an sahiplerini koruma iç güdüsüyle hareket ederler. 19 yıldan 238 ölüme sebep olan bu köpekler doğuştan saldırganlık dürtüsüne sahiptirler. “Kabarık Aslan Köpeği” olarak da adlandırılırlar.

7. Boxer

Doğası gereği agresif ve saldırgan olmayan bu köpekler, bu listeye bugüne kadar 48 olumsuz olayla anıldığı için giriyor. Genel olarak sevecen, enerjik ve eğlenceli köpekler olarak bilinirler. Ancak haklarında olumsuz görüşe sahip olmak için de ortada yeterince olay vardır.

6. Kurt Melezi – Wolf Hybrid

Kurt melezi genel olarak gri kurt ve köpek çiftleşmesinden doğan bir ırktır. Bir kurt melezi olduğu için diğer köpeklere göre daha az öngörülebilir davranışlara sahiptir. Kontrolü ve eğitimi çok zordu, ne zaman nasıl davranacağını kestirmek oldukça güçtür.

5. Husky – Haski

Kuzey bölgelerinde kızak çekmek için yetiştirilen enerji ve güçlü köpeklerdir. Küçük av hayvanları için yırtıcı iç güdülere sahiptirler. Bunun yanı sıra bu hayvanlar sıkıldıkları zaman etraftakilere zarar verebilirler. Yaşam tarzları ve doğaları gereği içlerinde yırtıcılık barındıran hayvanlardır.

4. Doberman Pinschers

Çok özel bir türdür, bir bekçi köpeğidir. Eğer ailesinin, sahiplerinin veya koruduğu mülkün tehlike olduğunu anlayıp saldırıya geçerse bu konuda ki en iyi köpeklerden biridir. Bir dönemler polis ve muhafız köpekleri olarak kullanılmıştır. Yabancıları ve köpekleri hedef alabilirler, ancak sahiplerine karşı çok uysal olan bu hayvanlar, büyüklükleri ve güçleri sebebiyle potansiyel olarak tehlikeli hayvanlardır.

3. Rottweiler

İyi bir eğitim almayan bu köpeklerin agresif davranış sergilemeleri kaçınılmazdır. Bu göz önüne alındığından çok güçlü olan bu köpek potansiyel olarak çok tehlikeli, başa çıkılamaz bir türdür.

2. Alman Kurdu

Alman kökenli bir köpektir ve bir çok ülke de polis köpekleri olarak kullanılır. Meşhur K-9 köpekleridir. K-9 bu köpeklerin aldığı eğitime verilen isimdir. Eğitime çok yatkın olan bu köpekler ödül ve oyun sistemiyle eğitilip, motive edilirler. Sahiplerine ve bölgelerine karşı aşırıcı korumacı olan bu köpekler, yabancılara karşı saldırgan olabilirler.

1. Pitbull

Dünyanın en tehlikeli köpeğidir. Anlık bir öfke veya sebebi bilinmeyen bir dürtüyle sahibini dahi öldürebilir. Çok güçlüdür, inanılmaz derece güçlü bir çeneye sahiptir. Amerika en tehlikeli köpek olarak belirlemiştir.

Binlerce defa haberlerde çocuklara ve diğer insanlara saldırdığını, ağır yaraladığını veya öldürdüğünü görmüşsünüzdür. Kontrolü çok zor olan bu köpeği davranışlarını öngörebilmek neredeyse imkansızdır. Bu sebeplerle ve çok güçlü olmasından dolayı potansiyel olarak en tehlikeli köpektir.

Japon Mitolojisinden 10 Destansı Yaratık

Japon mitolojisi oldukça renklidir, gerçekten sizi çok şaşırtacak ve hayal gücünüzü genişletecek canavarlar yer alıyor. Japon mitolojisindeki doğa üstü güçlere sahip canavarlara “Yokai” denir. Yokailer Mononoke, Ayakashi veya Mamono olarak da adlandırılır.

Bu canavarların en büyük özelliği şekilde değiştirmeleri, insan kılığına girmeleridir. Çoğunlukla kadın kılığına girerler. Hareketsiz nesneler gibi de görünebilirler. Japon kültüründe bir çok hayvanın doğa üstü güçlere sahip olduğunu düşünülürdü, ancak bu düşünce artık sorgulanır hale gelmiştir.

Şimdi sizlere Japon mitolojisinden belirlediğim 10 büyüleyici canavarı yada mitolojik canlıyı artık nasıl derseniz, tanıtacağım. İşte sizleri düşünce dünyasına daldıracak 10 Yokai.

10. Hashihime (Kıskanç Tanrıça)

Eski ve uzun köprülerde ruhunun yaşadığına inanılan kıskanç tanrıçadır. Hashihime beyaz elbiseler giyer ve yüzünü boyar. Kafasında demir bir bir başlık yer alır ve bu başlığın üzerinde 5 mum yanar. Bu mumlar, kıyafeti ve yüzünün boyanmış olması büyülerini gerçekleştirmek için yapacağı tören için gereklidir. Japonya’da bir çok köprünün yanında türbeleri bulunmaktadır.

9. Hakutaku (Beyaz Bataklık)

Kutsal dağlarda yaşadığına inanılan, otobur oldukları bilinen “beyaz bataklık” anlamına gelen mitolojik canlıdır. Öküze benzeyen, bilge olarak görülen bir canlıdır. Hakutaku 6 adet boynuza ve 9 adet göze sahiptir. Gözlerin üçü her iki yanında ve diğer üçü başındadır. Boynuzların ikisi başında, diğer 4’ü iki yanındadır.

Bu bilge canlılar yalnızca bilge hükümdarların dönemlerinde uzak ve erişilmesi zor dağlarda görülürler. İyi şans ve iyi kaderi sembolize ederler. İyi şans tılsımı olarak kullanılmış ve bir dönem resimleri çok fazla satılmıştır.

8. Akaname (Pislik Yalayıcı)

Sadece kirli alanlarda yaşayan bu canlı “pislik yalayıcı” anlamına gelmektedir. Genellikle terkedilmiş eski evlerde, kirli banyo ve tuvaletlerde tavsir edilir ve buralarda yaşadığına inanılır. Akaname insan, saç ve balçık artıklarıyla beslenir.

Akanamelerin uzun ve yapışkan dilleri vardır. Vücutlarının tamamı yağlı ve pistir. İki gözlü veya tek gözlü olabildikleri gibi çok çeşitli renklerde olabilirler. Akanameler temiz banyo ve evlerden nefret ederler. Pislik olmayan yerlerde yaşayamaz ve hastalık yayamazlar.

7. Kappa (Nehir Çocuğu)

Akarsu ve nehirlerde yaşayan, suyu çok seven insana benzeyen sürüngenlerdir. Kappa “nehir çocuğu” anlamına gelmektedir. Anatomik yapılara tıpkı kaplumbağalara benzeyen bu yaratıklar perdeli ve baş parmağı olmayan el ve ayaklarını kullanarak nehir ve akarsularda yüzerler.

Kappa salatalık ve insan etiyle beslenir. Yetişkin bir insandan daha güçlü oldukları bilinir. Su tanrısı olarak görülen Kappa’ya Şinto inancında nehirlerde salatalık sunulur. Kappa çok zeki bir canlıdır. Kappa’lar insan dillerini öğrenebilir ve tıp konusunda ustadırlar. Karada kaçma imkanınız varken suda asla kaçamayacağınız bir Yokaidir.

6. Betobeto-san (Şekilsiz Hayalet)

Şekilsiz bir hayalettir. İsmi yankılanan ayak sesinden gelmektedir. Dar ve korkunç yollarda yalnızca geceleri görülen bu hayalet, yalnızca zeminde çıkardığı ayak sesinden tanınır. Zararsız bir hayalettir, asla zarar vermez. Ancak çok fazla korkuya sebep olduğu için Betobeto-san ile karşılaşan insanların psikolojisi bozulabilir. Psikolojisi bozulan insanlar daha sonra her yerde takip edildiğini düşünürmüş. Bu hayaletten kurtulmanın yolu ise çok basit, eğer bu hayalet tarafından takip edildiğinizi düşünüyorsanız, yolun ortasında durup, kenarına geçtikten sonra “Senden sonra betobeto-san” demeniz gerekiyor. Daha sonra sesler ve takip hissi her adımda azalıyor.

5. Dodomeki (Çok Gözlü İblis)

Şehirlerde, kasabalarda görülen ve pazar alanlarını çok seven bir canavardır. Dodomeki “çok gözlü iblis” anlamına gelmektedir. Dodomeki genel olarak insan formunda bulunan bir kadın canavardır. Uzun kollara sahiptir ve kolları baştan aşağıya küçük gözlerle doludur. Lanetli ve para çalan bir canavardır.

4. Kuchisake onna (Yarık Ağızlı Kadın)

Loş sokak ve caddelerde geceleri görülür. İsmi ağzının kulaklarına kadar yarık olmasından dolayı “yarık ağızlı kadın” dır. Yalnızca geceleri yüzünü saklayarak tek başına gezenlere gözükür. Kuchisake onna ölümcül bir canlıdır ve rivayetlere göre kurbanlarını öldürmeden önce onlarla şöyle bir sohbet gerçekleştirir.

Kuchisake onna geceleri yalnız gezen kurbanlarına yüzü kapalı bir şekilde yaklaşır ve onlara sorar. Sence ben güzel miyim? Evet cevabını verirlerse yüzünü onlara tamamen gösterir ve ekler. Böyle de güzel miyim? Eğer yine evet cevabını verirse yalan söylediğini anlar ve onu evine kadar takip edip evinde öldürür. Eğer yüzünü tamamen gösterdiğinde cevap alamaz veya çığlık atarsa tıpkı kendisi gibi onunda ağzını kulaklarına kadar keser. Sanırım her halükarda kurtuluş yolu vermeyen bir yaratık.

3. Rokurokubi

Rokurokubi insan formunda bir lanet sonucu doğmuş ender bir Yokai’dir. Kadın görünümde ve normal yemekler yerken gece olunca lamba yağı yer ve boynu uzar. Uzun boynu ile tüm gece gezer. Yalnızca kadınları etkileyen bir yaratık olduğuna inanılır.

2. Katsura Otoko

Katsura Otoko inanılmaz güzellikte diğer hiç bir gerçek canlıyla kıyaslanamayacak kadar güzel bir adamdır. Ay’da yaşadığına inanılır ve yalnızca mehtaplı gecelerde görüldüğüne inanılır.

Katsura Otoko kendisine bakan kişileri fark eder ve oda onlara bakar. Çok güzel olduğu için ona bakan kişi uzun süre kendini ona bakmaktan alıkoyamaz. Eğer birisi ona çok fazla bakarsa onu eliyle işaret eder çağırır. Elini her salladığında eğer kişi ona bakmaya devam ediyorsa ömrü kısalır. Eğer bir kişi onu izlemekten kendini alıkoyamaz ve bakışlarını çekemezse bir süre sonra ölür.

1. Kitsune

İşte geldik listenin başına, Kitsune benimde en sevdiğim Yokaidir. Japon mitolojisi haricinde Kore mitolojisi ve sinemasında da kendine çokça yer verilir.

Kitsune tilki anlamına gelmektedir. Kitsune’ler diğer tilkilerden büyülü güçleriyle ayrılırlar. Küçük boyutlarda olup, çok sevimli yüzleri vardır. Bu sebepten dolayı insanlar tarafından sevilen tek Yokai’dir.  Şekil değiştirirler, genellikle kadın kılığına girerler.

Kitsune Şinto tanrısı İnari’ye hizmet eder. İnari türbelerinde çok sayıda tilki dekoru ve heykeli yer almaktadır. Gök ve insan dünyaları arasında mesaj taşıyan büyülü güçlere sahip sevimli tilkilerdir. Kitsune’ler iyi şans getirip kötü ruhları kovarlar. Japonya bir çok yerde tilki heykeli ve dekorları ile karşılaşmanız mümkündür. En popüler ve en sevilen mitolojik canlıdır.